<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>Bayburt Haber Ajansı - Bilim ve Teknoloji</title>
        <description>Bayburt&#039;tan son dakika haberlerini, doğru ve tarafsız olarak okuyabileceğiniz yerel haber sitedir.</description>
        <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:59:23 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli &quot;akıllı imalat modülü&quot; patent aldı</title>
                                    <description>Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli &quot;akıllı imalat modülü&quot;, üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü", üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi.</p>

<p>Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Erman Zurnacı’nın, Düzce Üniversitesi’nden Doç. Dr. Engin Nas ve Yalova Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Sabri Uzuner ile birlikte geliştirdiği "akıllı imalat modülü" başlıklı çalışma tescil aldı. TÜBİTAK öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konuları arasında yer alan buluş, yapay zeka destekli teknolojiler ile CNC üretim tekniklerini bir araya getiriyor. Üretim sırasında "CNC" (bilgisayarlı sayısal kontrol) tezgahı ve sensörlerden veri toplayan sistem, bu verileri analiz ederek imalat sürecini gerçek zamanlı olarak optimize ediyor. Modül ile enerji tüketiminin azaltılması, üretim kalitesinin artırılması ve arızaların önceden tespit edilmesi hedefleniyor. Modüler yapısıyla mevcut "CNC" cihazlarına kolayca entegre edilebilen sistem, yerli sanayinin yüksek maliyetlere katlanmadan dijital dönüşüm sürecine dahil olmasına imkan tanıyor. Operatörler ise üretime ilişkin tüm analiz sonuçlarını ekranlarından ya da uzaktan takip edebiliyor.</p>

<p>Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patent tescili dolayısıyla çalışma ekibini tebrik ederek, farklı üniversitelerin iş birliğiyle ortaya çıkan projenin akademik ortaklığın önemli bir çıktısı olduğunu ifade etti. Topal, akademik bilginin tescilli ürüne dönüşmesinin ülkenin Ar-Ge kapasitesine ve rekabet gücüne katkı sunduğunu belirtti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/yerli-uretime-katki-saglayacak-yapay-zeka-destekli-akilli-imalat-modulu-patent-aldi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/yerli-uretime-katki-saglayacak-yapay-zeka-destekli-akilli-imalat-modulu-patent-aldi/18487</link>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Kacır: &quot;KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz&quot;</title>
                                    <description>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, &quot;Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" dedi.</p>

<p>XXI. KOBİ Zirvesi, Ankara Ostim Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen program ile gerçekleştirildi. Programa, Bakan Kacır, Savunma Sanayi Başkanı (SSB) Haluk Görgün, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Teknik Hizmetler Genel Müdürü Tümgeneral Ercan Eroğlu, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşmaları ile devam etti.</p>

<p><strong>"Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz"</strong></p>

<p>Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına en üst düzeyde cevap veren, dost ülkelerin de ihtiyaç duyduğu sistemleri karşılayabilen; rekabetçi ve ihracat kapasitesi yüksek bir savunma sanayii ekosistemi inşa ettiklerini vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli ürünlerin savunma tedarikimizdeki payını, 23 yıllık süreçte yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıkardık. Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Her biri iftihar vesilesi savunma ürünlerimizin ardında 4 bini aşkın şirketimizde araştırma kurumlarımızda ve üniversitelerimizde gece gündüz demeden alın ve akıl teri döken 100 bin çalışanımız bulunuyor. Bakanlık olarak; kamu kurumlarımızın, özel sektör girişimlerimizin ve üniversitelerimizin savunma sanayii alanındaki yatırımlarını ve Ar-Ge projelerini güçlü şekilde destekliyoruz. Son 23 yılda bin 112 savunma sanayii yatırımını teşvik ettik, 456 milyar lira yatırımın önünü açtık. 2002’den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 142 savunma sanayii projesine ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencimize 64,1 milyar lira katkı sunduk" diye konuştu.</p>

<p><strong>"KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz"</strong></p>

<p>KOBİ’lerin kapasite genişletme yatırımlarını hızlandıracak programa dair konuşan Kacır, "Program kapsamında; 36 aya kadar vadeli finansman için 20 puana kadar geri ödemesiz finansman desteği sunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay imalat sanayi firmalarımızın yararlanması için 100 milyar liralık bir finansman paketini de içeren İmalat Sanayi Finansman ve İstihdamı Koruma Programının müjdesini verdi. Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Emek yoğun sektörlerde çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkardık"</strong></p>

<p>Bakan Kacır, aynı zamanda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkarmıştık. Destek kapsamı dışında kalan sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin de 2025 yılı Kasım-Aralık dönemindeki ortalama istihdam seviyelerini muhafaza etmeleri şartıyla, kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB eliyle karşılıyoruz. Böylelikle yıllık finansman maliyetini KOBİ’lerimiz için yüzde 23’e kadar indirdik. Yeni teşvik modelimizin temel sütunları arasında yer alan Teknoloji Hamlesi programıyla da teknoloji seviyesi yüksek ve katma değerli ürünlere yönelik yatırımlar için Ar-Ge’den seri üretime, uçtan uca bütüncül bir destek sunuyoruz."</p>

<p><strong>"Son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz"</strong></p>

<p>NATO DIANA hızlandırma programıyla hem sivil hem de askeri sahada kullanılabilecek teknolojiler geliştiren teknoloji firmalarının imkanlarına değinen Kacır, "NATO üyesi ülkelerdeki son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz. Ortağı olduğumuz NATO İnovasyon Fonu’yla, derin teknoloji alanlarında çalışan girişimcilerimizin uluslararası yatırım ağlarıyla buluşmasını, stratejik ortaklıklar kurmasını ve küresel ölçekte büyümesini sağlıyoruz. Oluşturduğumuz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla, teknoloji girişimlerinin başarı yolculuklarda ihtiyaç duydukları finansmana hızlı erişimini teminat altına aldık. Kuşkusuz bu yolculukta sektörümüzün en büyük sermayesi, insan kaynağımız" şeklinde konuştu.</p>

<p>Kacır, savunma sanayi ve üretim ekosisteminin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla gelecek dönemde sanayi ve teknoloji kolejleri kurulacağını belirtti.</p>

<p>Aynı zamanda Kacır, KOBİ’lerin geleceğin ihtiyaçlarını gözeterek üretim kapasitelerini güçlendirmeleri, kalite standartlarını yükseltmeleri ve dijital ile yeşil dönüşüm süreçlerini hızlandırmaları gerektiğini dile getirdi. Ar-Ge ve inovasyona daha fazla yatırım yapılmasının önemine vurgu yaptı.</p>

<p>Program, günün anısına Bakan Kacır’a hediye verilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/bakan-kacir-kobilerimize-ve-buyuk-olcekli-firmalarimiza-50-milyon-liraya-kadar-finansman-sunuyoruz.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/bakan-kacir-kobilerimize-ve-buyuk-olcekli-firmalarimiza-50-milyon-liraya-kadar-finansman-sunuyoruz/18457</link>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Milyonlarca yıll sonra Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir</title>
                                    <description>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen &quot;Orta Anadolu Geçiş Zonu&quot;nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, &quot;Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye’yi ikiye bölen "Orta Anadolu Geçiş Zonu"nu tespit etti. Prof. Dr. Kutoğlu, "Bu gerilim bu şekilde devam ettiği sürece Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. Yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz" dedi.</p>

<p>Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi’nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceledi.</p>

<p>Akademisyenlerin "Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi’nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar" adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı.</p>

<p><strong>"Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor"</strong></p>

<p>Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, "Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye’nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu’nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu" dedi.</p>

<p><strong>Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye sıfır hattı</strong></p>

<p>Türkiye’nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, "Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye’nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara’nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya’dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli’ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye’nin doğusu, Ankara’nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu’nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı</strong></p>

<p>Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, "Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu’nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay’dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Tam kapanma meydana gelebilir"</strong></p>

<p>Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu son olarak "Afrika bloğu Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/milyonlarca-yill-sonra-anadolunun-ortadan-ikiye-ayrilmasi-soz-konusu-olabilir.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/milyonlarca-yill-sonra-anadolunun-ortadan-ikiye-ayrilmasi-soz-konusu-olabilir/18442</link>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Selçuk Bayraktar ata toprağı Sürmene’de bilim merkezi projesini inceledi</title>
                                    <description>Selçuk Bayraktar, ata toprağı olan Trabzon’un Sürmene ilçesini ziyaret etti. Eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar ile ilçeyi ziyaret eden Selçuk Bayraktar, yapılması planlanan bilim merkezine ilişkin proje sahasında incelemelerde bulundu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk Bayraktar, ata toprağı olan Trabzon’un Sürmene ilçesini ziyaret etti. Eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar ile ilçeyi ziyaret eden Selçuk Bayraktar, yapılması planlanan bilim merkezine ilişkin proje sahasında incelemelerde bulundu.</p>

<p>BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar ve eşi Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Trabzon’un Sürmene ilçesini ziyaret etti. Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncüsü Özdemir Bayraktar’ın memleketiyle bağını sürdüren Selçuk Bayraktar, Sürmene Belediye Başkanı Hüseyin Azizoğlu’nu ziyaret ederek, ilçede yapılması planlanan bilim merkezine ilişkin proje sahasında incelemelerde bulundu.</p>

<p>Sürmene’de hayata geçirilmesi hedeflenen bilim merkeziyle, özellikle gençlerin teknolojiye erişiminin artırılması ve bilimsel üretim süreçlerine dahil edilmesi amaçlanıyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/selcuk-bayraktar-ata-topragi-surmenede-bilim-merkezi-projesini-inceledi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/selcuk-bayraktar-ata-topragi-surmenede-bilim-merkezi-projesini-inceledi/18443</link>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AK Parti Sözcüsü Çelik: &quot;Devletimizin ve milletimizin güvenliği için İHA/SİHA kabiliyetlerimizi, barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur&quot;</title>
                                    <description>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, &quot;Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi İHA/SİHA kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi /S kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur" dedi.</p>

<p>AK Parti Sözcüsü Çelik, sosyal medya hesabından Baykar’ın başarıyla tamamladığı son testler ile ilgili açıklamada bulundu. Çelik, "Dünyanın zor zamanlarındayız. Tüm değerler alt üst oluyor. Tüm uluslararası kurumlar etkisizleşiyor. Güç kullanımının canavarca örneklerine her gün şahit oluyoruz. Bu zor zamanlarda ülkemizi ve bölgesel barışı korumak için kendi imkan ve kabiliyetlerimizi geliştirmek ve çoğaltmak beka meselesidir. Devletimizin ve milletimizin güvenliği ve bekası için bugünün ve geleceğin teknolojisi /S kabiliyetlerimizi ve yapay zekayı barış için kullanma yeteneklerimizi geliştirmemiz zorunludur. Zekanın ve teknolojinin zalimane kullanımına karşı, savunma ve caydırıcılık temelinde barış için kullanımında dünyaya örnek teşkil ediyoruz. Tebrikler Baykar" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/ak-parti-sozcusu-celik-devletimizin-ve-milletimizin-guvenligi-icin-ihasiha-kabiliyetlerimizi-baris-icin-kullanma-yeteneklerimizi-gelistirmemiz-zorunludur.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/ak-parti-sozcusu-celik-devletimizin-ve-milletimizin-guvenligi-icin-ihasiha-kabiliyetlerimizi-baris-icin-kullanma-yeteneklerimizi-gelistirmemiz-zorunludur/18321</link>
                <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 02:18:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bilgisayar Mühendisliği öğrencisinden dikkat çeken yöntem</title>
                                    <description>Erzurum Atatürk Üniversitesi İngilizce Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Ahmet Can Arslan, android işletim sisteminde uygulama bazlı internet kısıtlamayı bambaşka bir yöntemle çözen &quot;ShizuWall&quot; projesiyle uluslararası yazılım camiasında dikkatleri üzerine çekti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Atatürk Üniversitesi İngilizce Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Ahmet Can Arslan, android işletim sisteminde uygulama bazlı internet kısıtlamayı bambaşka bir yöntemle çözen "ShizuWall" projesiyle uluslararası yazılım camiasında dikkatleri üzerine çekti.</p>

<p>ShizuWall, mevcut uygulamaların aksine doğrudan sistem çekirdeğiyle iletişim kuran bir mimariyle çalışıyor. Ahmet Can’ın geliştirdiği bu yöntem, internet kısıtlama süreçlerini cihaz performansından ödün vermeden, her seviyeden kullanıcı için zahmetsiz bir deneyime dönüştürüyor. Uygulamanın açık kaynaklı olarak paylaşılmasıyla birlikte sosyal medyanın en büyük teknoloji topluluklarında ShizuWall başlıkları kısa sürede binlerce etkileşim alarak "en çok konuşulanlar" listesine girdi.</p>

<p>Özellikle Amerika, Japonya ve Almanya gibi teknolojinin kalbinin attığı ülkelerdeki milyon takipçili YouTuber’lar ve teknoloji editörleri, ShizuWall’ı "Android dünyasında yıllardır beklenen o temiz çözüm" olarak nitelendirip videolarında tanıtıyor ve tweetler atıyor. VPN gibi sistemi yoran yöntemlere sığınan dev şirketlerin aksine, bu teknik engeli çok daha zekice bir yolla aşan Türk mühendislik öğrencisi, yerli yazılım potansiyelini yeniden gözler önüne serdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisinden-dikkat-ceken-yontem.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/bilgisayar-muhendisligi-ogrencisinden-dikkat-ceken-yontem/18153</link>
                <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Uraloğlu: &quot;60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik&quot;</title>
                                    <description>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, &quot;60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz" dedi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) 2025 yılında yürüttüğü çalışmalar kapsamında yenilenen gar ve istasyonlara ilişkin açıklamada bulundu. Uraloğlu, 2003 yılında demiryollarının devlet politikası haline getirilmesiyle birlikte önemli bir gelişim sürecinin başladığını belirterek yüksek hızlı tren hatlarının devreye alınmasıyla Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı, dünyada ise 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi ülke konumuna yükseldiğini ifade etti.</p>

<p><strong>"Yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz"</strong></p>

<p>Gar ve istasyonların demiryolu taşımacılığının en önemli unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Gar ve istasyonlarımız, sadece yolcu indirip bindirilen noktalar değil; aynı zamanda şehirlerimizin hafızasında yer eden kavuşmaların, vedaların ve yeni başlangıçların mekanıdır. Bu yapıları yenilerken tarihi kimliğini koruyor, aynı zamanda vatandaşlarımız için daha konforlu, daha erişilebilir ve daha modern alanlar oluşturuyoruz. Yaptığımız yenileme çalışmaları, sadece ulaşım altyapısını değil, bulunduğu bölgenin görünümünü ve kullanım kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yoğun yolcu trafiğine, ülke genelindeki 948 gar ve istasyonda hizmet veriyoruz" açıklamalarında bulundu.</p>

<p>Demiryolu uzunluğunun 2003 yılında 10 bin 948 kilometre olduğunu hatırlatan Uraloğlu, bu rakamın bugün 13 bin 919 kilometreye ulaştığını belirtti. Aynı dönemde demiryolu altyapısının teknik kapasitesinin de önemli ölçüde geliştirildiğini kaydeden Uraloğlu, çift hat oranının yüzde 5’lerden yüzde 18’lere çıktığını, sinyalli hat uzunluğunun 2 bin 505 kilometreden 8 bin 419 kilometreye, elektrikli hat uzunluğunun ise 2 bin 122 kilometreden 7 bin 274 kilometreye yükseldiğini söyledi.</p>

<p><strong>Tarihi kimlik korunuyor, yapılar güçlendiriliyor</strong></p>

<p>Tarihi nitelik taşıyan gar ve istasyonlarda yürütülen çalışmaların, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Koruma Kurullarının onayı doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Uraloğlu, mimari, statik, elektrik, mekanik ve çevre düzenlemelerini kapsayan projelerin titizlikle uygulandığını söyledi.</p>

<p><strong>"60 Gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik"</strong></p>

<p>Yenileme çalışmalarına ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "60 gar ve istasyonumuzu hem tarihi kimliğini koruyarak hem de modern ihtiyaçlara uygun hale getirerek yeniledik. Deprem güvenliğini önceliklendiriyoruz. 16 gar ve istasyonda statik güçlendirme çalışması yaptık. Mekanik ve elektrik sistemleri modern ihtiyaçlara göre yeniledik ve özgün malzeme ve renk tercihleriyle tarihi kimliği koruduk."</p>

<p><strong>"Yapılar, demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor"</strong></p>

<p>Gar ve istasyonların herkes için daha erişilebilir hale getirilmesi amacıyla önemli düzenlemeler yaptıklarını belirten Uraloğlu, 7 gar ve istasyonda engelli yolcular için bilet satış alanları, bekleme salonları ve peronlarda gerekli düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi.</p>

<p>Uraloğlu, "Yürüttüğümüz çalışmalarla gar ve istasyonlarımızı sadece yenilemiyoruz; aynı zamanda daha güvenli, daha konforlu ve daha kullanışlı hale getiriyoruz. Bu yapılar, geçmiş ile geleceği buluşturan ve demiryolu ulaşımının gelişimine hizmet eden önemli merkezler olmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/03/bakan-uraloglu-60-gar-ve-istasyonumuzu-hem-tarihi-kimligini-koruyarak-hem-de-modern-ihtiyaclara-uygun-hale-getirerek-yeniledik.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/bakan-uraloglu-60-gar-ve-istasyonumuzu-hem-tarihi-kimligini-koruyarak-hem-de-modern-ihtiyaclara-uygun-hale-getirerek-yeniledik/18064</link>
                <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayraktar AKINCI’dan bir ilk: EREN mühimmatı ile hava atışında tam isabet</title>
                                    <description>Bayraktar AKINCI TİHA, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile gerçekleştirdiği hava-hava atış testinde gökyüzündeki hedef İHA’yı tam isabetle imha etti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Bayraktar AKINCI T, EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile gerçekleştirdiği hava-hava atış testinde gökyüzündeki hedef ’yı tam isabetle imha etti.</p>

<p>Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI T (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), operasyonel yeteneklerini geliştirmeye ve farklı mühimmat entegrasyonlarını her geçen gün artırmaya devam ediyor. Daha önce KEMANKEŞ 1 Yapay Zeka Tabanlı Mini Seyir Füzesi ile başarılı hava-hava atışları gerçekleştiren AKINCI, bu kez Roketsan tarafından geliştirilen EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat ile benzer bir başarıya imza attı.</p>

<p><strong>Çorlu’dan kalktı, hedefi Sinop’tan vurdu</strong></p>

<p>Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden kalkış yapan Bayraktar AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen testte yerden havalanan hedef , Bayraktar AKINCI’dan ateşlenen EREN mühimmatı tarafından gökyüzünde başarıyla etkisiz hale getirildi. Hedefin imha edilmesiyle sonuçlanan başarılı atışın ardından milli T, planlanan rotayı takip ederek Çorlu’ya geri döndü.</p>

<p><strong>Çok yönlü harekat gücü</strong></p>

<p>Hava-yer mühimmatlarındaki başarısını hava-hava görevlerine de taşıyan Bayraktar AKINCI, EREN mühimmatı ile yaptığı bu başarılı atışla operasyonel esnekliğini pekiştirmiş oldu. Farklı tipteki mühimmatları yer ve hava hedeflerine karşı başarıyla kullanabilen Milli T, ulaştığı stratejik gücü bir kez daha gösterdi. Bugüne kadar milli T’nın geliştirme faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN, TOLUN IIR, Teber-81, Teber-82, LAÇİN 82 LGK-81, LGK-82, HGK-82, Gökçe Güdüm Kiti, Gözde Güdüm Kiti, KGK-82-S, -230 Süpersonik Füze, TV Arayıcı ve Lazer Arayıcı Başlıklı -122 Süpersonik Füze ve Çakır Seyir Füzesi başarıyla test edildi.</p>

<p><strong>İrtifa rekoru sahibi</strong></p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdiği 29 Ağustos 2021 tarihinden beri operasyonel olarak başarıyla görev yapan Bayraktar AKINCI T milli havacılık tarihimizin irtifa rekorunu da elinde bulunduruyor. Milli T Bayraktar AKINCI, 21 Haziran 2022 tarihinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı heyetleri huzurunda gerçekleştirilen dayanım, yüksek irtifa ve yüksek hız testleri kapsamında 45 bin 118 feet (13 bin 716 metre) irtifaya yükselerek rekor kırdı.</p>

<p>Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya S pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. 2023 ve 2024 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel S ihracat pazarında lider konuma taşıdı.</p>

<p>Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 S için 36 ülkeyle, Bayraktar AKINCI T için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 37 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/bayraktar-akincidan-bir-ilk-eren-muhimmati-ile-hava-atisinda-tam-isabet.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/bayraktar-akincidan-bir-ilk-eren-muhimmati-ile-hava-atisinda-tam-isabet/17952</link>
                <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: &quot;120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik&quot;</title>
                                    <description>Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent yerleşkesinde yapımı tamamlanan Ar-Ge 4 Binası ile GO Girişim Ofisi’nin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Ar-Ge ve teknoloji girişimciliği vizyonunu anlatarak, milyar dolar değerlemeyi aşan Türk teknoloji girişimlerinin ekosistemdeki rolüne dikkat çekti. Kacır, &quot;2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent yerleşkesinde yapımı tamamlanan Ar-Ge 4 Binası ile GO Girişim Ofisi’nin açılışında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Ar-Ge ve teknoloji girişimciliği vizyonunu anlatarak, milyar dolar değerlemeyi aşan Türk teknoloji girişimlerinin ekosistemdeki rolüne dikkat çekti. Kacır, "2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz" dedi.</p>

<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya Teknokent Ar-Ge 4 Binası ve GO Girişim Ofisi Açılış Töreni’ne katıldı. Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent alanında faaliyete geçen yeni hizmet binasının açılışında konuşan Kacır, teknoloji girişimciliği ve Türkiye’nin 2030 hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Teknoloji dönüşümünün altını çizdi</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan Bakan Kacır, insanlığın tarihindeki en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinin yaşandığını belirterek, teknolojinin sosyal hayatı, üretim biçimlerini ve kalkınma modellerini yeniden tanımladığını söyledi. Kacır, "Özellikle yapay zekâ, büyük veri, bulut bilişim ve nesnelerin interneti gibi yenilikçi teknolojilerde inşa edilen birikim; ülkelerin büyüme ve kalkınma rotasını tayin ediyor. Bu nedenle teknoloji girişimciliğini; Türkiye Yüzyılı’nda daha müreffeh ve tam bağımsız Türkiye’nin anahtarı olarak görüyoruz" dedi.</p>

<p><strong>"120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik"</strong></p>

<p>Son 23 yılda girişimcilik ekosistemine yönelik bütüncül bir destek altyapısı oluşturduklarını kaydeden Kacır, kamu kaynakları ve çarpan etkisine dikkat çekti. Kacır, "Fonların fonu ve eş finansman modelleriyle 4,6 milyar liralık kamu kaynağını girişimlerimize yönlendirdik. Sağladığımız finansmanın oluşturduğu çarpan etkisiyle 120 milyar liralık yatırımı harekete geçirdik" dedi.</p>

<p><strong>"Turcorn" hedefi</strong></p>

<p>Türkiye’de milyar dolar değerlemeyi aşan teknoloji girişimlerinin sayısındaki artışa işaret eden Kacır, 2019’da bu ölçekte girişim bulunmadığını, bugün ise 7 unicorn seviyesine ulaşıldığını belirtti. Kacır, 2030 vizyonunu şu sözlerle açıkladı: "2019’da ülkemizde milyar dolar değerlemeyi aşmış tek bir teknoloji girişimi bulunmuyorken; bugün küresel arenada bayrak gösteren 7 unicorn’umuz, bizim özgün tabirimizle 7 Turcorn’umuz var. Bu başarı girişimcilerimizin; doğru vizyon, güçlü altyapı ve etkin finansman imkânlarıyla desteklendiğinde neleri başarabileceğinin en somut kanıtıdır. 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını ve Turcorn’larımızın toplam değerlemesinin 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz."</p>

<p><strong>Teknoparkların rolü</strong></p>

<p>Teknoparkların Ar-Ge’den ticarileşmeye uzanan zincirin merkezinde yer aldığını vurgulayan Kacır, teknopark sayısının son 23 yılda 2’den 114’e, girişim sayısının ise 56’dan 12 binin üzerine çıktığını söyledi. Antalya’nın teknoloji girişimciliği açısından eşsiz bir potansiyel sunduğunu belirten Kacır, turizm ve tarım ölçeğinin yenilikçi teknolojiler için doğal bir test ve uygulama alanı oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p><strong>235 milyon liralık destek</strong></p>

<p>Bakanlığın yaklaşık 235 milyon lira desteğiyle hayata geçirilen Ar-Ge 4 binasının 7 bin 200 metrekare kapalı alana sahip olduğunu belirten Kacır, binanın hem Türk teknoloji girişimleri hem de küresel firmalar için Ar-Ge merkezi olma vizyonuyla inşa edildiğini söyledi. Kacır, binada yer alan GO Girişim Ofisi’nin kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimlere mentorluk, yatırımcı buluşmaları, hızlandırma programları ile prototipleme ve test imkânları sunacağını kaydeden Kacır, binanın hem Türk teknoloji girişimleri hem de küresel firmalar için Ar-Ge merkezi olma vizyonuyla inşa edildiğini söyledi. Kacır, binada yer alan GO Girişim Ofisi’nin kuluçka ve kuluçka öncesi aşamadaki girişimlere mentorluk, yatırımcı buluşmaları, hızlandırma programları ile prototipleme ve test imkânları sunacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı kararıyla yaklaşık bin 100 dekarlık alanın Antalya Tarım Teknokenti olarak ilan edildiğini hatırlatan Kacır, bu adımın tarım teknolojilerinde dönüşümü hızlandıracağını söyledi.</p>

<p><strong>"Antalya’ya yıllardır çizilen bu elbise dar geliyor"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı kararıyla yaklaşık bin 100 dekarlık alanın Antalya Tarım Teknokenti olarak ilan edildiğini hatırlatan Kacır, bu adımın tarım teknolojilerinde dönüşümü hızlandıracağını söyledi.</p>

<p>Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ise Antalya’nın yalnızca turizm ve tarımla anılmasının kentin potansiyelini tam olarak yansıtmadığını söyledi. Özkan, "Bugün burada, Antalya için yüreğimizde taşıdığımız güçlü inancın somut bir adım haline gelişine hep birlikte tanıklık etmenin heyecanını yaşıyoruz. Antalya denilince akla çoğu zaman oteller ve seralar geliyor. Doğru; ama eksik. Çünkü Antalya’ya yıllardır çizilen bu elbise dar geliyor. Antalya, turizmin ve tarımın başkenti olduğu gibi; bilimsel üretimin ve ileri teknolojinin de başkenti olmalı" şeklinde konuştu.</p>

<p>Göreve geldikleri ilk günden itibaren Antalya Teknokent’i stratejik bir merkez olarak konumlandırdıklarını belirten Özkan, teknokentin şehirdeki teknoloji ve girişimcilik ekosisteminin lokomotifi olması gerektiğini vurguladı. Antalya Teknokent’in Türkiye’deki Teknoloji Geliştirme Bölgeleri arasındaki konumuna dikkat çeken Özkan, ulaşılan kapasiteyi şu sözlerle değerlendirdi: "Bugün Türkiye’deki 114 Teknoloji Geliştirme Bölgesi arasında en büyük 6’ncı teknokente sahibiz. İstanbul ve Ankara’dan sonra, Anadolu’nun tartışmasız lideriyiz."</p>

<p>Prof. Dr. Özkan, Antalya Teknokent’in büyüme sürecine değinerek şöyle devam etti: "Dört yıl önce Ar-Ge 5 Binamız ve TUSAŞ Milli Muharip Uçak Ar-Ge Ofisi’nin açılışını gerçekleştirmiştik. Bugün de Ar-Ge 4 Binamızı ve GO Girişim Ofisimizi hizmete alıyoruz. Bu yatırım "Biz yaparız" diyen bir ülkenin, "en iyisini hedefleriz" diyen bir milletin kendine güvenidir. Açılışını yaptığımız Ar-Ge 4 Binamız, toplam 7 bin 189 metrekarelik modern ve teknolojik altyapısıyla; girişimcilerin ve teknoloji firmalarının fikirlerini prototipe dönüştürebileceği, yenilikçi projelerini geliştirebileceği ve uluslararası pazarlara taşıyabileceği bir merkez olarak tasarlandı. Aynı zamanda Antalya’nın inovasyon merkezi olma iddiasını büyüten; genç girişimciler için cazibe oluşturan; küresel ölçekte firmaların operasyonlarını yürütebileceği stratejik bir kapasiteyi de temsil ediyor. Burada girişimcilerimize modern bir çalışma zemini sunuyoruz. Mentörlük, sektör rehberliği, eğitim ve hızlandırma programlarıyla fikirler hızla olgunlaşıyor; girişimler güçlü iş birliklerine ve ulusal-uluslararası ağlara açılıyor. Kısaca Antalya’dan dünyaya uzanan sürdürülebilir bir girişim ekosistemi sunuyor."</p>

<p>Açılış törenine, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, AK Parti Antalya Milletvekilleri, Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-120-milyar-liralik-yatirimi-harekete-gecirdik.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/sanayi-ve-teknoloji-bakani-kacir-120-milyar-liralik-yatirimi-harekete-gecirdik/17818</link>
                <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 06:04:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kar ve buzlanmaya karşı ısınabilen beton</title>
                                    <description>İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, kış aylarında ulaşımı olumsuz etkileyen kar ve buzlanmaya karşı  &quot;Isınabilen Beton&quot; projesini geliştirdi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kazım Türk, kış aylarında ulaşımı olumsuz etkileyen kar ve buzlanmaya karşı "Isınabilen Beton" projesini geliştirdi.</p>

<p>Projeyle ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kazım Türk, Türkiye’nin büyük bir bölümünde kış şartlarının ağır geçtiğini söyledi. Açıklamasında Türk, "Sahil şehirleri dışında İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz’in önemli bir kısmı soğuk iklim şartlarına sahip. Dolayısıyla kışın kar ve buzlanma hem karayolu hem de hava yolu ulaşımını ciddi şekilde aksatıyor." dedi.</p>

<p><strong>"Akıllı sensörlerle kar yere düşmeden eriyecek"</strong></p>

<p>Geliştirilen sistemin meteorolojik verileri anlık takip eden bir otomasyonla çalışarak buzlanmayı oluşmadan engellediğini ifade eden Türk, sistemin çalışma prensibini açıkladı. Türk, "Sistem şehir şebekesi elektriğiyle çalışıyor. Bir trafo ve PLC kontrol mekanizmamız var. Meteorolojik verileri takip ediyoruz. Hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğünde sistem devreye girerek yüzeyi ısıtıyor. Kar yağmadan yüzey ısınmış oluyor; kar yağsa bile düştüğü anda eriyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Geleneksel yöntemlerin çevresel ve ekonomik zararları önlenecek"</strong></p>

<p>Laboratuvar ortamında yapılan testlerde kar eritme işleminin başarıyla gerçekleştiği, sistemin 1x2,5 metre boyutlarındaki plaklarda sorunsuz çalıştığı söyleyen Türk, projenin çevresel etkileri ve ekonomik kayıpları minimize etmesine dikkat çekti. Geleneksel yöntemlerin zararlarına değinen Türk, "Bu makineler fosil yakıt kullanıyor ve karbon salınımına neden oluyor. Kimyasal çözücüler ise hem kaplamaya zarar veriyor hem de tarım arazilerinin verimliliğini azaltabiliyor." dedi. Özellikle havacılık sektöründeki yüksek maliyetlere vurgu yapan Türk, "Amerika’da yapılan bir çalışmada rötar yapan bir uçağın dakikadaki maliyetinin 3 bin - 3 bin 500 Türk Lirası civarında olduğu belirtiliyor." diyerek akıllı betonun ekonomik getirisini ortaya koydu.</p>

<p><strong>Yüksek dayanımlı üç katmanlı teknoloji</strong></p>

<p>Sistemin teknik yapısı hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Türk, "5 santimetre yüksek dayanımlı temel beton tabakası var. Onun üzerinde 7,5 santimetre kalınlığında ısınabilen beton bulunuyor. En üstte ise elektrik güvenliğini sağlayan koruyucu bir tabaka yer alıyor." açıklamasında bulundu. Betonun dayanıklılığına da dikkat çeken Türk "Bu beton yalnızca ısınabilen bir beton değil, aynı zamanda dayanımı yüksek bir beton. Standart C25-C30 betonlara karşılık C50-C60 dayanım seviyelerine ulaşabiliyoruz. İçerdiği lifler sayesinde eğilme ve çarpma dayanımı da yüksek" dedi.</p>

<p><strong>Hedef: Havalimanı pistleri ve kritik kavşaklar</strong></p>

<p>Patentini projenin başlangıcından önce aldıklarını belirten Prof. Dr. Türk, "Betonun elektriksel iletkenliğini ölçerken ısınma özelliğini fark ettik ve patent başvurusunda bulunduk." diyerek sürecin bilimsel arka planını paylaştı. Gelecekteki uygulama alanlarına ilişkin ise "Öncelikli hedefimiz havaalanı pistleri. Ayrıca trafik kazalarının yoğun olduğu kavşaklar, viyadükler ve tünel girişlerinde de kullanılabilir." diyen Türk, sistemi yakında kampüs içinde aktif trafiğin bulunduğu bir noktada test etmeyi hedeflediklerini belirtti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/kar-ve-buzlanmaya-karsi-isinabilen-beton.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/kar-ve-buzlanmaya-karsi-isinabilen-beton/17819</link>
                <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 05:05:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarihi konakta Ramazan öncesi &quot;Zekat&quot; buluşması</title>
                                    <description>Erzurum İl Müftülüğü, on bir ayın sultanı Ramazan ayı öncesinde, tarihi Müceldili Konağı’nda anlamlı bir buluşmaya imza attı. Erzurum protokolü, iş dünyası ve esnafın yoğun katılım gösterdiği toplantının ana gündem maddesi &quot;Zekat ve Toplumsal Dayanışma&quot; oldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum İl Müftülüğü, on bir ayın sultanı Ramazan ayı öncesinde, tarihi Müceldili Konağı’nda anlamlı bir buluşmaya imza attı. Erzurum protokolü, iş dünyası ve esnafın yoğun katılım gösterdiği toplantının ana gündem maddesi "Zekat ve Toplumsal Dayanışma" oldu.</p>

<p>Toplantıya Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Diyanet İşleri Başkanlığı İrşad Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Ünal, Erzurum Müsiad Başkanı Abdülkerim Kavaz, İl Müftü Yardımcıları Dr. Sebahattin Erdoğan ve İsmail Yılmaz, ilçe müftüleri ve çok sayıda Erzurum’lu esnaf katıldı. Toplantıda yapılan konuşmalarda zekat ibadetinin toplumsal adaleti sağlamadaki rolü ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) bu konudaki profesyonel çalışmaları ön plana çıktı. İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Ramazan ayının yardımlaşma ruhuna vurgu yaparak, zekatın doğru yerlere ulaştırılmasının dini ve vicdani sorumluluğunu hatırlattı.</p>

<p><strong>Zekat ve sadaka dağıtımı için iş birliği</strong></p>

<p>İrşad Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Ünal, TDV’nin hem yurt içinde hem yurt dışında yürüttüğü insani yardım faaliyetleri ve zekat organizasyonları hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ise, Erzurum’un hayırseverlik kültürüne dikkat çekerek, belediye ve müftülük iş birliğiyle ihtiyaç sahiplerine ulaşmanın önemini belirtti. Toplantının ilerleyen bölümlerinde, Türkiye Diyanet Vakfı’nın şeffaflık ilkesiyle yürüttüğü emanet bilinci anlatılırken, esnafın zekat ve sadakalarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmada izlenecek teknolojik ve kurumsal kanallar hakkında bilgi verildi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/tarihi-konakta-ramazan-oncesi-zekat-bulusmasi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/tarihi-konakta-ramazan-oncesi-zekat-bulusmasi/17788</link>
                <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Arşivlerde unutulan Çanakkale türküleri yapay zeka ile yeniden gün yüzüne çıkıyor</title>
                                    <description>Çanakkale’de Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından yürütülen proje ile TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kayıtlı olmasına rağmen yörede icracıları kalmayan, unutulmaya yüz tutmuş türküler yapay zeka desteği ile yeniden yorumlanarak vatandaşlarla buluşturuluyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale’de Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç tarafından yürütülen proje ile TRT Türk Halk Müziği Repertuarına kayıtlı olmasına rağmen yörede icracıları kalmayan, unutulmaya yüz tutmuş türküler yapay zeka desteği ile yeniden yorumlanarak vatandaşlarla buluşturuluyor.</p>

<p>TRT Türk Halk Müziği Repertuar kayıtlarında Çanakkale’de 1947 yılından itibaren yapılan çeşitli derleme faaliyetleriyle 40’a yakın türkü ve oyun-zeybek havasının derlenerek kaydedilip notalarının çıkarıldı. Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, repertuarda kayıtları bulunan ve yörede eskisi gibi icra edilmeyen Çanakkale türkülerini tespit ederek 25 saniye ila 1,5 dakika arasında değişen ses ve nota kayıtlarını deşifre etti. Bu eserleri bağlama ile çalışıp destek alınan yapay zekâ programına kaydetti. Sonrasında ise üzerinde çeşitli düzenlemeler yaparak Çanakkale yöresi türkü kültürünün icra, ezgi ve enstrüman yapısına uygun olarak nihai kayıtları elde etti. Çalışmalar neticesinde ‘Çanakkale Türküleri-I’ başlıklı 8 eserden oluşan albüm oluştu. Doç. Dr. Mustafa Dinç, "Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu tekdüzelik veya yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle" dedi.</p>

<p>Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Dinç, yapay zeka ile Çanakkale türklerini gün yüzüne çıkarmaya yönelik çalışmaları hakkında şunları söyledi: "Çanakkale türküleri olarak kamuoyunun bildiği türküler daha önce çeşitli albümlere, çalışmalara konu edilmiş türküler var. İşte; Sıra sıra Siniler, Karyolamın Demiri, Balıkesir Yolunda, Evreşe Yolları gibi çeşitli türkülerin çıktığını görüyoruz. Fakat TRT Türk Halk Müziği repertuarına baktığımızda bunlardan daha fazla Çanakkale’de kaydedilmiş, derlenmiş ve notaya alınmış türkülerin olduğunu keşfettik. Böylelikle bunları yeniden yapay zeka desteğiyle kamuoyuna duyurup Çanakkalelilerin dinlemelerine sunmayı düşündük ve böylece bir proje başlatmış olduk."</p>

<p>Doç. Dr. Mustafa Dinç, öğrencileri ile yaptığı ders esnasında böyle bir fikirin ortaya çıktığını söyleyerek "Esasında bu proje, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde Türk Dil Edebiyatı Bölümünde okutmakta olduğum Uygulamalı Halk Bilimi dersinin bir ürünü oldu. Daha doğrusu çıkış noktası bu dersimiz oldu. Biz Uygulamalı Halk Bilimi derslerinin kapsamında halk biliminin 21. yüzyıldaki seyriyle ilgili veya kentleşme gibi toplumsal dinamiklerin halk bilimini nasıl değiştirip dönüştürdüğü veya folklorik ürünlerin bunlar arasında nasıl yer aldığıyla ilgili konuşuyorduk. Öğrencilerimizin pek çoğu da son bir yıldır gündemde olan bu yapay zeka araçlarıyla türkülerin yeniden yorumlanmış hallerine aşırı ilgi gösterdiklerini söylediler. Bunların da uygulamalı halk bilimi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışıyorduk derslerimizde. Hasılı biz neden denemiyoruz diyerek başladık ve bu proje ortaya çıktı" dedi.</p>

<p>Çanakkale yöresine ait müziklerin yozlaştığını ve değiştiğini vurgulayan Mustafa Dinç, bu projenin bunun önüne geçmesini hedeflediklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Projede konumuz Çanakkale’nin türküleriydi. Bildiğimiz pek çok türkü var aslında yani 12-13 tane kamuoyuna mal olmuş Çanakkale türküleri olarak işte çeşitli albümlerde çeşitli sanatçıların seslendirdiği türküler var. Bizim yaptığımız iş ise bunların haricindeki yani literatüre bir bakıyoruz ya da Türk Halk Müziği TRT Repertuarına bir baktığımızda 37 tane türkünün, 8 tane de oyun havasının veya zeybek havasının olduğunu görüyoruz. Bunlar arasında 1947’de Nida Tüfekçi, Muzaffer Sarısözen, Saniye Can, Ankara Üniversitesi, Devlet Konservatuarı gibi kişi ve kurumların derlediği 1947’den itibaren pek çok eserin olduğunu gördük ve bunların pek çoğunun da günümüz Çanakkale halkı arasında bilinmediğini gördük. Ben de Çanakkaleliyim, ne düğünlerimize ne derneklerimize bunlar çalınıyor, icra ediliyor. Kaldı ki zaten günümüz türkü kültürüne baktığımızda bir tektipleşmenin olduğunu görüyoruz. Bir maalesef yozlaşmanın olduğunu görüyoruz. Ortak bazı iki dörtlük, dört dörtlük türkülerin devam ettiğini veya popüler, tüm yurt çapında popüler olan türkülerin veya eserlerin düğünlerde çalındığını. Çanakkale yöresinde de 9-8’lik roman müziği dediğimiz müziklerin icra edildiğini görüyoruz. Bu yozlaşmaya karşı da aslında bir önlem oldu bizim yaptığımız çalışma. Deneysel Türküler isimli kanalımızda, müzik platformlarında paylaşmaya başladık. Tabii güzel de geri dönüşler alıyoruz. Çanakkale türkü kültürünün bir kat daha zengin olduğunu anlatmaya çalışıyoruz böylelikle."</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/arsivlerde-unutulan-canakkale-turkuleri-yapay-zeka-ile-yeniden-gun-yuzune-cikiyor.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/arsivlerde-unutulan-canakkale-turkuleri-yapay-zeka-ile-yeniden-gun-yuzune-cikiyor/17712</link>
                <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Böcek Müzesi 30 bin örnekle bilime katkı sunuyor, çocukların korkularını yeniyor</title>
                                    <description>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren Böcek Müzesi, yaklaşık 30 bin örnekle bilimsel çalışmalara katkı sağlarken özellikle çocuklarda yaygın olan böcek korkusunun aşılmasına da destek oluyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde faaliyet gösteren Böcek Müzesi, yaklaşık 30 bin örnekle bilimsel çalışmalara katkı sağlarken özellikle çocuklarda yaygın olan böcek korkusunun aşılmasına da destek oluyor.</p>

<p>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü bünyesinde bulunan Böcek Müzesi, sahip olduğu zengin koleksiyonla dikkat çekiyor. Yaklaşık 30 bin böcek örneğinin yer aldığı müze, hem bilimsel araştırmalara katkı sunuyor hem de ziyaretçilerine biyolojik çeşitliliği yakından tanıma imkânı sağlıyor. Özellikle anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklar tarafından yoğun ilgi gören müze, entomofobi olarak bilinen böcek korkusunun yenilmesinde önemli bir rol üstleniyor. Böcek biliminin, insanlığın hayatta kalma, pratik bilgi üretme ve bilimin ışığında kültürel çalışmalar yapma gibi temel uğraşlarının tamamıyla yakından ilişkili olduğu vurgulanırken; böceklerin insan kültüründe edebiyattan sanata, tarihten dine, halk sağlığından besin kaynağına kadar pek çok alanda önemli bir yere sahip olduğu ifade ediliyor. Bu yönüyle böcekler, insan kültürünün vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor.</p>

<p>Bitki Koruma Bölümü Böcek Müzesi, yalnızca bilim ve eğitim alanında değil, aynı zamanda tarih içinde yapılan bir yolculuğun biyolojik çeşitlilik penceresi olarak da öne çıkıyor. 26 Kasım 2002 yılında kurulan müzede, 11 takıma bağlı yaklaşık 100 familyaya ait bin 200’den fazla teşhisli tür bulunuyor. Toplam örnek sayısının 20 binin üzerinde olduğu müze, sadece üniversite için değil, Isparta kenti açısından da önemli bir prestij yapısı olarak değerlendiriliyor. ISUBÜ Bitki Koruma Bölümü Böcek Müzesi, 2005 yılında Türkiye’den "Uluslararası Böcek ve Akar Koleksiyonları" listesine giren ikinci böcek müzesi olma unvanını kazanırken, uluslararası merkezler tarafından "Entomological Museum of Isparta, Turkey (EMIT)" adıyla tanınıyor.</p>

<p><strong>Böcek Koleksiyonu 23 yıldır bilimsel standartlarda korunuyor</strong></p>

<p>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Yorulmaz, aynı zamanda Böcek Koleksiyonu sorumlusu olarak görev yaptığını belirterek, koleksiyonun temellerinin 2002 yılında atıldığını söyledi. Yorulmaz, "2005 yılında uluslararası böcek ve akar koleksiyonu standartlarına uygun şekilde kapsama alındık. 2010 yılından itibaren ise koleksiyonumuz ziyarete açıldı ve o tarihten bu yana aktif olarak ziyaretçilerini ağırlıyor" dedi.</p>

<p><strong>Ziyaretçilerin yüzde 80’i anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklar</strong></p>

<p>Böcek Koleksiyonu’nun özellikle çocuklardan yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Prof. Dr. Yorulmaz, 2025 yılında toplam ziyaretçi sayısının bin 200’e ulaştığını belirtti. Ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 80’inin anaokulu ve ilköğretim çağındaki çocuklardan oluştuğunu kaydeden Yorulmaz, "Amacımız biyolojik çeşitliliğin doğadaki önemini, canlıların ekosistemdeki rolünü ve korunması gerektiğini özellikle küçük yaşlarda anlatabilmek. Üniversitemizin toplumsal katkı misyonu kapsamında koleksiyonumuz önemli bir görev üstleniyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>Hedef entomofobiyi yenmek ve biyolojik farkındalık oluşturmak</strong></p>

<p>Son yıllarda entomofobi olarak bilinen böcek korkusunun yaygınlaştığını dile getiren Prof. Dr. Yorulmaz, küçük yaşta böceklerle tanışmanın bu korkunun aşılmasında etkili olduğunu ifade etti. Yorulmaz, "Doğada yaklaşık 3 milyon tür ile canlılar arasında en fazla tür sayısına sahip olan böceklerin tanıtılması temel hedeflerimiz arasında yer alıyor. Koleksiyonumuzda 11 takıma bağlı yaklaşık 100 familyaya ait böcek bulunuyor. Bunların yaklaşık bin 200’ü tür düzeyinde teşhis edilmiş durumda ve toplamda yaklaşık 30 bin böcek örneği sergileniyor. Isparta özelinde ise nesli tehlike altında olan Apollo kelebeği büyük önem taşıyor" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/02/bocek-muzesi-30-bin-ornekle-bilime-katki-sunuyor-cocuklarin-korkularini-yeniyor.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/bocek-muzesi-30-bin-ornekle-bilime-katki-sunuyor-cocuklarin-korkularini-yeniyor/17684</link>
                <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 04:07:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk plastiğine Avrupa vizesi</title>
                                    <description>Avrupa’da plastik ambalajlarda yeni bir dönem başladı. Avrupa’da plastik ambalaj satışı, yeni dönemde yalnızca üretim kapasitesiyle değil; geri dönüştürülmüş içeriğin belgelenmesi, geri dönüştürülebilirliğin doğrulanması ve mevzuata tam uyum sağlanmasıyla mümkün hale geliyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa’da plastik ambalajlarda yeni bir dönem başladı. Avrupa’da plastik ambalaj satışı, yeni dönemde yalnızca üretim kapasitesiyle değil; geri dönüştürülmüş içeriğin belgelenmesi, geri dönüştürülebilirliğin doğrulanması ve mevzuata tam uyum sağlanmasıyla mümkün hale geliyor.</p>

<p>Türk plastik sektörünün çatı kuruluşu PAGEV ile AB onaylı denetim kuruluşu CERTILOOP, sanayicinin ürünlerni uluslararaı standartlarda belgelemesi için güçlerini birleştirdi. Genel Müdür Yağmur Cengiz Eroğlu, "Bu iş birliği sayesinde Türk plastik sanayicisi, geri dönüştürülmüş içerik iddiasını uluslararası geçerliliğe sahip sertifikalarla kanıtlayabilecek. Bu belge, firmaların ihracatta hem maliyetini düşüren hem de satış kapısını açan stratejik bir araç" dedi.</p>

<p>Protokol sayesinde, sertifikalı geri dönüştürülmüş içerik kullanımıyla plastik vergisi ve PPWR kaynaklı maliyetlerin düşmesi, Avrupa’ya satışta karşılaşılan "belge engellerinin" ortadan kalkması ve ihracatta fiyat pazarlıklarında üreticinin elinin güçlenmesi bekleniyor.</p>

<p>Aynı zamanda geri dönüşüm firmaları için sertifikalı ham maddeler, üreticiler nezdinde daha değerli ve tercih edilen girdiler haline gelirken; mevzuat kaynaklı riskler de ticari güvenceye dönüşüyor.</p>

<p>Bu protokol ile AB’de geçerli sertifikasyon hizmetleri, PPWR uyumlu teknik değerlendirmeler, süreç doğrulama çalışmaları ile eğitim ve mevzuat rehberliği sunulacak. Bu stratejik iş birliğiyle Türk plastik sektörü, Avrupa mevzuatına uyumlu, ihracatta rekabetçi ve sürdürülebilirlikte şeffaf bir yapıya doğru önemli bir adım atmış oluyor.</p>

<p>PAGEV Başkan Yardımcısı Ahmet Meriç de, iş birliğinin sektörel etkisine dikkat çekerek, "Sektör, Avrupa Birliği pazarlarında rekabet gücünü koruyabilmek için artık yalnızca üretim kalitesiyle değil; izlenebilirlik, geri dönüştürülmüş içerik ve çevresel beyanların doğrulanması gibi başlıklarda da güçlü olmak zorunda. Bu iş birliğini, sektörümüzün sürdürülebilir dönüşümü açısından önemli bir adım olarak görüyoruz" dedi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/01/turk-plastigine-avrupa-vizesi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/turk-plastigine-avrupa-vizesi/17511</link>
                <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayburt’ta minik sporculara bilinçli teknoloji kullanımı anlatıldı</title>
                                    <description>Yeşilay Bayburt Şubesi tarafından Bayburt Yurdum Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren minik sporculara yönelik bilinçli teknoloji kullanımı ve sağlıklı yaşam konularında bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilay Bayburt Şubesi tarafından Bayburt Yurdum Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren minik sporculara yönelik bilinçli teknoloji kullanımı ve sağlıklı yaşam konularında bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi.</p>

<p>Sentetik çim sahada sporcularla bir araya gelen Yeşilay personellerince Yeşilay’ın tanıtımı yapıldı. Sporculara, teknolojinin doğru ve dengeli kullanımı, ekran süresinin sınırlandırılması ve sağlıklı alışkanlıklar kazandırılması konularında bilgiler aktarıldı.</p>

<p>Etkinlik kapsamında ayrıca Yeşilay tarafından çocuklara yönelik hazırlanan Mavi Kırlangıç Dergisi minik sporculara dağıtıldı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/01/bayburtta-minik-sporculara-bilincli-teknoloji-kullanimi-anlatildi.jpg</image>
                                <category>Bayburt,Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/bayburtta-minik-sporculara-bilincli-teknoloji-kullanimi-anlatildi/17499</link>
                <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuz Gölü’nün dayanıklı bitkileri çorak toprakları yeniden canlandırmak için inceleniyor</title>
                                    <description>Isparta’da Tuz Gölü Havzası’nda yetişen halofit bitkilerin tuzlu toprakların ıslahında kullanılıp kullanılamayacağı araştırılıyor. Bu bitkilerin biyokimyasal içerikleri de incelenerek, tıp, eczacılık, kozmetik ve gıda gibi alanlarda yüksek değerli bileşenlere dönüştürülme potansiyelinin yanı sıra antikanser özelliklerinin belirlenmesi hedefleniyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Isparta’da Tuz Gölü Havzası’nda yetişen halofit bitkilerin tuzlu toprakların ıslahında kullanılıp kullanılamayacağı araştırılıyor. Bu bitkilerin biyokimyasal içerikleri de incelenerek, tıp, eczacılık, kozmetik ve gıda gibi alanlarda yüksek değerli bileşenlere dönüştürülme potansiyelinin yanı sıra antikanser özelliklerinin belirlenmesi hedefleniyor.</p>

<p>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar yürütücülüğündeki "Tuz Gölü Havzası’nda Yetişen Bazı Halofit Bitki Türlerinin Tuzlu Toprakların Islahı ve Yüksek Değerli Metabolit Kaynağı Olarak Değerlendirilme Potansiyellerinin Belirlenmesi" adlı çalışma, TÜBİTAK’ın bu yıl desteklediği projeler arasında yer aldı. Projede Tuz Gölü Havzası’na doğal olarak uyum sağlamış halofit bitki türlerinin topraktaki tuzu bünyelerine çekme kapasiteleri araştırılarak, tuzlanma nedeniyle verimliliği düşen tarım alanlarının bitkisel yöntemlerle yeniden üretime kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca bu bitkilerin tuz stresine karşı geliştirdiği fizyolojik ve biyokimyasal adaptasyon mekanizmaları da detaylı olarak incelenecek.</p>

<p><strong>Halofit bitkiler yüksek katma değerli ürüne dönüştürülecek</strong></p>

<p>Halofit bitkiler, yüksek tuz içerikleri nedeniyle gıda veya hayvancılıkta doğrudan kullanılamıyor. Bu nedenle proje, bu bitkilerin biyokimyasal içeriklerinin belirlenmesine ve tıp, eczacılık, kozmetik, gıda ve parfümeri gibi alanlarda doğal katkı maddesi, antioksidan, antimikrobiyal ya da antikanser bileşen olarak kullanılabilirliklerinin değerlendirilmesine odaklanıyor. Kanser tedavisinde kullanılabilecek bitkisel bileşenlerin antikanser potansiyeli de bilimsel yöntemlerle incelenecek. Elde edilecek verilerle halofit türlerinin tarımsal atık olmaktan çıkarılarak, yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Tuzlanmış tarım alanları yeniden üretime kazandırılacak</strong></p>

<p>Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Göktürk Baydar, "Yaklaşık 3 yıllık bir süreci kapsayacak olan bu proje, Aksaray Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve mensubu olduğum Üniversiteden değerli akademisyen arkadaşlarımızla birlikte yürütülecektir. Multidisipliner bir anlayışla hazırladığımız bu projenin temel amacı, doğal ya da insan kaynaklı yanlış uygulamalar sonucu tuzlanarak tarım toprağı özelliğini yitiren alanların ıslah edilerek yeniden tarıma kazandırılmasıdır" dedi.</p>

<p><strong>"Bitkilerle tuzlu toprakları iyileştirmeyi hedefliyoruz"</strong></p>

<p>Prof. Dr. Baydar, halofit bitkilerin topraktaki tuzu bünyelerine çekme gücüne dikkat çekerek, "Bu kapsamda toprak ıslahında bitkileri kullanmayı planlıyoruz. Çünkü bazı bitkiler, topraktaki tuzu absorbe ederek bünyelerinde biriktirme kapasitesine sahiptir. Biz de bitkilerin bu özelliklerinden yararlanarak tuzluluk gibi önemli bir stres faktörüne karşı topraklarımızı iyileştirmeyi ve yeniden tarıma kazandırmayı hedefliyoruz. Çalışmamızda özellikle Tuz Gölü Havzası gibi ekstrem ve tuzlu toprak koşullarına adapte olmuş türleri değerlendirmeyi amaçlıyoruz. İçerisinde endemik türlerin de bulunduğu 10 farklı bitki türünün topraktaki tuzu bünyelerine alma ve biriktirme kapasitelerini inceleyerek, bu türlerin tuzlu toprakların ıslahında ne derece kullanılabilir olduğunu belirlemeye çalışacağız" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Tarımsal atığı yüksek katma değerli ürüne dönüştürmeyi planlıyoruz"</strong></p>

<p>Halofit bitkilerin ekonomik değerine yönelik çalışmaları anlatan Baydar, "Bu bitkiler yüksek tuz içeriğine sahip olduklarından insan veya hayvan beslenmesinde doğrudan kullanılamamaktadır. Bu nedenle toprak ıslahı için kullandığımız bitkileri hasat sonrası tarımsal atık olmaktan çıkarıp ekonomiye kazandırmaya yönelik çalışmalar da planladık. Bu kapsamda üzerinde çalışacağımız bitkilerin şimdiye kadar biyokimyasal açıdan detaylı bir analizinin yapılmadığını gördük. Öncelikle bu türlerin biyokimyasal içeriklerini ortaya çıkaracağız. Ardından tıp, eczacılık, gıda, kozmetik ve parfümeri gibi alanlarda yüksek katma değerli metabolit kaynağı olarak kullanılabilme potansiyellerini değerlendireceğiz. Tıp ve kozmetikte kullanılan hammaddelerin büyük çoğunluğunun bitkisel kökenli olduğu bilinmektedir. Biz de bu bitkileri tarımsal atık olmaktan çıkararak doğal katkı maddesi, doğal antioksidan kaynağı ya da değerli bileşenler olarak kullanılabilir hale getirip getiremeyeceğimizi araştıracağız. Ayrıca insan patojenlerine karşı etkilerini belirlemek için antimikrobiyal analizler yapacağız. Günümüzün önemli sağlık sorunlarından biri olan kansere yönelik olarak da, kolay ulaşılabilir, ekonomik ve etkili bileşenlere sahip bitkilerin antikanser potansiyelini değerlendireceğiz. Bunun yanı sıra, hem tıp hem de kozmetik alanında kullanılmak üzere bu bitkilerden elde edilen ekstraktların yara iyileştirici ve cilt üzerindeki etkilerini belirlemeye yönelik analizler gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Tuz toleransının sırları araştırılacak</strong></p>

<p>Projenin bilimsel hedeflerini özetleyen Prof. Dr. Baydar, "Projemizin bir diğer önemli amacı ise tuz stresine karşı bitkisel adaptasyon ve toleransın altında yatan fizyolojik ve biyokimyasal mekanizmaları ortaya çıkarmaktır. Özetle tuzlu toprakları bitkiler aracılığıyla ıslah edebilir miyiz ve ıslah için kullanılan bu bitkileri ekonomiye kazandırabilir miyiz? Çalışmamızın temel amacı bu sorulara bilimsel yanıt üretmektir. Yaklaşık 3 yıl sürecek olan projemizin sözleşmesinin önümüzdeki birkaç ay içinde imzalanmasını öngörüyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>Genç araştırmacılar için büyük bir deneyim fırsatı</strong></p>

<p>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü’nde doktora eğitimi gören İlknur Albayrak, "Biz, daha önceki proje çalışmalarında olduğu gibi Nilgün hocamızın danışmanlığında birçok projede yer alma fırsatı bulduk. Şu anda desteklenmeye hak kazanan bu projede de hem yazım aşamasında hem laboratuvar çalışmalarında hem de sonuçların raporlanması sürecinde hocamızın bize yer vermesi, bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu projede daha çok laboratuvar analizlerinde hocamıza destek olmak amacıyla bulunuyoruz. Bu süreç, bizim için çok değerli bir deneyim niteliği taşıyor. Proje disiplinini, laboratuvar çalışmalarını ve araştırma kültürünü öğreniyor olmayı, akademik hayata adım atmadan önce bizim açımızdan büyük bir şans olarak değerlendiriyorum" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/01/tuz-golunun-dayanikli-bitkileri-corak-topraklari-yeniden-canlandirmak-icin-inceleniyor.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/tuz-golunun-dayanikli-bitkileri-corak-topraklari-yeniden-canlandirmak-icin-inceleniyor/17486</link>
                <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>TEKNOFEST-2026 başvuruları başladı</title>
                                    <description>TEKNOFEST 2026’da, gençlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği ‘Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması ve Hareketli Uydu Terminali Yarışması’ gibi pek çok alanda toplam 52 farklı kategoride teknoloji yarışması düzenlenecek.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>TEKNOFEST 2026’da, gençlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği ‘Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması ve Hareketli Uydu Terminali Yarışması’ gibi pek çok alanda toplam 52 farklı kategoride teknoloji yarışması düzenlenecek.</p>

<p>Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak ‘Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması’ dalında ilk kez başvuru açılacak. TEKNOFEST 2026’da ilkokuldan lisansüstüne kadar her eğitim seviyesinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürmek için farklı kategorilerdeki teknoloji yarışmalarına başvurma imkanı yakalayacak. Şanlıurfa’da düzenlenecek</p>

<p>TEKNOFEST 2026 kapsamında teknoloji yarışmalarına başvurular 20 Şubat’ta sona erecek</p>

<p>TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarına katılmak için başvurular www.teknofest.org adresi üzerinden yapılacaktır.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/01/teknofest-2026-basvurulari-basladi.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/teknofest-2026-basvurulari-basladi/17468</link>
                <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Savunma Sanayii Başkanı Görgün: &quot;Savunma sanayii irade, zaman ve sabır işidir&quot;</title>
                                    <description>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Savunma Sanayii Teknolojileri AŞ’nin (SSTEK) kuruluşunun stratejik bir ihtiyaçtan doğduğunu belirterek, &quot;Savunma sanayii irade, zaman ve sabır işidir. Bir platformu sahaya çıkarmak kadar, o platformu mümkün kılan alt teknolojileri inşa etmek de stratejik bir meseledir&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Savunma Sanayii Teknolojileri AŞ’nin (SSTEK) kuruluşunun stratejik bir ihtiyaçtan doğduğunu belirterek, "Savunma sanayii irade, zaman ve sabır işidir. Bir platformu sahaya çıkarmak kadar, o platformu mümkün kılan alt teknolojileri inşa etmek de stratejik bir meseledir" dedi.</p>

<p>SSTEK’in 10. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla HAB Organize Sanayi Bölgesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, SSTEK Genel Müdürü Suat Baylan, SSTEK paydaşlarından temsilciler ve davetliler katıldı. Programın açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın SSTEK’in 10. kuruluş yıl dönümüne ilişkin tebrik telgrafı okundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, SSTEK’in SSB’nin yüzde 100 iştiraki olarak sektöre kazandırıldığını ve Türkiye’nin kalkındırılmasına önemli katkı sağladığını belirttiği mesajında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"2016 yılında Savuma Sanayii Başkanlığımızın yüzde 100 iştirakiyle kurulan SSTEK, sektöre kazandırdığı yeni firmalarla Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına ve güçlenmesine önemli katkılar sağlıyor. Son yıllarda büyük atılımlara imza atan Türk savunma sanayii, bugün 3 bin 500’den fazla firması ve 100 binden fazla çalışanıyla ülke ekonomisine en yüksek katma değer üreten sektörlerden biridir. Dünyanın ilk S gemisi TCG Anadolu, insansız savaş uçağımız KIZILELMA ve Milli Muharip Uçağımız KAAN gibi kendi alanında marka ürünlerimizle yeni bir dinamizm yakalamış bulunuyoruz. Bunun da etkisiyle ilk kez 2025 yılında savunma ve pazarlık ihracatınız 10 milyar doları aştı. 2028 yılı için hedefimizi 158 bin istihdam, 11 milyar doların üzerinde ihracat olarak belirledik. SSTEK’in gayreti, SSB’nin koordinasyonu ve sektördeki paydaşların emeğiyle inşallah bu hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum. Sizlerden temponuzu biraz daha arttırmanızı bekliyorum. Bu düşüncelerle SSTEK’in 10. kuruluş yıldönümü kutlu olsun diyorum."</p>

<p>Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, SSTEK’in Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefinin önemli yapı taşlarından biri olduğunu söyledi. Savunma sanayiinin uzun soluklu bir vizyon gerektirdiğini vurgulayan Görgün, "Savunma sanayii irade, zaman ve sabır işidir. Bir platformu sahaya çıkarmak kadar, o platformu mümkün kılan alt teknolojileri inşa etmek de stratejik bir meseledir. İşte SSTEK’in kuruluş fikri, tam da bu stratejik ihtiyaçtan doğmuştur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>SSTEK’in 9 Mart 2016 tarihli Savunma Sanayii İcra Komitesi kararıyla kurulduğunu hatırlatan Görgün, "SSTEK, Başkanlığımızın yüzde 100 iştiraki olarak kurulmuş ve milli savunma sanayiimizin sürekli gelişimini destekleyen yatırımlar yaparak, ülkemizin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefine katkı sunmak misyonuyla yola çıkmıştır" dedi.</p>

<p>Bu misyonun yalnızca bugünün ihtiyaçlarıyla sınırlı olmadığını belirten Görgün, "Bu misyon; bugünün ihtiyaçlarına cevap üretmeyi hedeflediği kadar geleceğin harp ortamına hazırlığı da kapsamaktadır. O nedenle SSTEK’in pusulası ‘Geleceğin Savunma Teknolojisi için Bugünden Yatırım’ anlayışıdır" dedi.</p>

<p>SSB ile SSTEK arasındaki ilişkiye de değinen Görgün, "SSTEK, Başkanlığımızın yüzde yüz bağlısıdır. SSB ile SSTEK, aynı hedefe yürüyen tek bir iradenin iki tamamlayıcı gücüdür. Bu sebeple SSB ve SSTEK olarak hepimiz biriz, beraberiz ve tekiz" diye konuştu.</p>

<p>Bir kurumun başarısının yalnızca yaptığı projelerle ölçülemeyeceğini vurgulayan Görgün, "Bir kurumun hikâyesi yalnızca yaptığı işlerle değil, ekosistemde açtığı alanla, büyüttüğü insan kaynağıyla ve ürettiği güven duygusuyla anlaşılır" dedi.</p>

<p>SSTEK’in ekosistemde güçlü bir konuma ulaştığını ifade eden Görgün, "Bugün SSTEK; Başkanlığımızla yürüttüğü projelerle, yatırım ortaklıklarıyla ve fon mekanizmasıyla ekosistemde güçlü bir hareket alanı oluşturmuştur" ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>"SSTEK’in yatırım modeli güven üretmiş; güven büyümeyi hızlandırmış; büyüme de daha fazla girişime nefes olmuştur"</strong></p>

<p>Ortaklık ve yatırım verilerini paylaşan Görgün, "SSTEK, kuruluşundan bugüne toplam 26 ortaklık gerçekleştirmiş, 8 ortaklıktan çıkış yapmış ve 18 ortaklığını aktif şekilde sürdürmektedir" dedi.</p>

<p>2025 sonu itibarıyla ulaşılan tabloya ilişkin Görgün, "İştiraklerle birlikte 1 milyar doların üzerinde ciro, bin 648 kişilik istihdam, 114 fikri mülkiyet çıktısı, 100 proje ve güçlü bir Ar-Ge yatırım hacmi; SSTEK’in ekosisteme kazandırdığı üretim ve geliştirme gücünü yansıtmaktadır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Projelerin güncel değerinin 250 milyon dolar seviyesine ulaştığını aktaran Görgün, "Ar-Ge yatırımlarımız 2025 sonu itibarıyla 5 milyar 656 milyon liraya erişmiştir" dedi. Fon tarafındaki gelişmelere de değinen Görgün, "Yenilikçi ve İleri Teknolojiler Katılım Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, 2021’de küçük bir yatırımcı grubuyla başlayan yolculuğunu 2025’te 33 yatırımcıya ve 29,7 milyon dolar kaynağa taşımıştır" dedi.</p>

<p>YİTF aracılığıyla bugüne kadar 7,75 milyon dolar ve 500 bin avro yatırım gerçekleştirildiğini belirten Görgün, "Bu tablo bize şunu söylemektedir: SSTEK’in yatırım modeli güven üretmiş; güven büyümeyi hızlandırmış; büyüme de daha fazla girişime nefes olmuştur" ifadelerini kullandı.</p>

<p>SSTEK’in kurumsal refleksini ise Görgün, "SSTEK’in güçlü yanlarını dört kelimeyle ifade edebilirim: Dinamizm, koordinasyon, güven ve disiplin" sözleri ile özetledi. Gelecek vizyonuna ilişkin olarak Görgün, "Bizler Savunma Sanayii Başkanlığı olarak SSTEK’i Türkiye’nin kritik teknolojilerde bağımsızlığını kalıcılaştıran, derin teknolojiyi ölçekleyen, savunma sanayii ihracatını besleyen ve küresel ölçekte ortaklık kurabilen stratejik yatırım platformu olarak daha da ileri taşımak istiyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Bu hedefin üç somut sonucu bulunduğunu belirten Görgün, "Kritik alanlarda daha derin portföy ve daha yüksek yerli katkı, daha güçlü fon ekosistemiyle daha fazla girişime daha hızlı kaynak ve daha yüksek ürünleştirme başarısıyla daha güçlü ihracat katkısı" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/01/savunma-sanayii-baskani-gorgun-savunma-sanayii-irade-zaman-ve-sabir-isidir.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/savunma-sanayii-baskani-gorgun-savunma-sanayii-irade-zaman-ve-sabir-isidir/17459</link>
                <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>ODTÜ’nün geliştirdiği robotlar TSK envanterinde</title>
                                    <description>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Robotik ve Yapay Zeka Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (ROMER), yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Robotik ve Yapay Zeka Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (ROMER), yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi.</p>

<p>ODTÜ ROMER bünyesinde, yapay zeka teknolojileriyle donatılmış insansı robotlar ve köpekler geliştirildi. Çalışmalar kapsamında geliştirilen robotların, insan-makine etkileşimini güçlendirmeye yönelik olarak tasarlandığı belirtildi. ODTÜ ROMER’de yürütülen projelerde, yapay zeka algoritmalarıyla desteklenen insansı robotların çevresel algılama, öğrenme ve etkileşim kabiliyetlerinin artırılması hedeflenirken, geliştirilen robotların; eğitim, sağlık, savunma sanayi ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda kullanılmasının planlandığı açıklandı. ROMER’de gerçekleştirilen çalışmalarla robotların, insan hareketlerini analiz edebilme, sesli ve görsel komutlara yanıt verebilme ve otonom karar alma yeteneklerinin geliştirildiği ifade edildi. Yapay zeka tabanlı sistemler sayesinde robotların, farklı senaryolara uyum sağlayarak öğrenme süreçlerini sürdürebildiği aktarıldı. ODTÜ ROMER’de geliştirilen insansı robot projelerinin, Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji hedefleri doğrultusunda önemli bir adım olduğu vurgulanırken, çalışmaların önümüzdeki dönemde daha ileri seviyelere taşınmasının amaçlandığı kaydedildi.</p>

<p><strong>"2029 yılında 2 tane mikrorowerımız Ay’a gidecek"</strong></p>

<p>Yeniçeri isminden türettiği ‘Çeri’ isimli mikrorowerların 2029 yılında görev yapmak üzere Ay’a gideceğini belirten projenin hocası ODTÜ Havacılık ve Uzay Mühendisliği Öğretim Üyesi Görkem Güloğlu, "Bu projenin amacı, 2029 yılında Çin’in göreviyle Ay’a 2 tane mikrorowerımız gidecek. Tamamen burada geliştirdiğimiz, burada ürettiğimiz ROMER Mühendisliğinde ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin öz kaynaklarıyla ürettiğimiz 2 tane mikrorowerımızı, 2029 yılında Ay yüzeyinde görev yapmak üzere tasarlamaktayız. Öncelikle ileri teknoloji gelişimine, sağlık gelişimi konusunda çalışmalarımız oluyor. Dünyada ve uzayda çalışan robotik robotların arasında farklar var. Bunlar için ileri teknoloji ürünleri kullanmaktayız. Bu şekilde ülkemizde ileri seviyede, ileri teknoloji ürün çalışmaları yapmaktayız. Bu sayede insan gücü ve insan eğitimi sağlamaktayız. Bu yola 2024 yılında Çin Uzay Ajansı’nın açtığı bir çağrı ile çıktık. O çağrıya yanıt olarak bir projemizden bahsettik. Tüm dünyaya açılmış bir çağrıydı. Birçok ülkenin Avrupa’dan, Afrika’dan, Asya’dan başvurduğu bir çağrıydı. Bu çağrının sonucunda bizim iki tane mikrorowerımız aya gitmek üzere seçildi" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Rex, TSK envanterine girdi"</strong></p>

<p>Üretilen ve geliştirilen Rex isimli cihazın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdiğini ifade eden ODTÜ ROMER’in müdürü Doç.Dr. Erol Şahin ise, "ROMER, ODTÜ Robotik ve Yapay Zeka Çalışmaları’na ilişkin bir merkez. Birçok gelişmiş projelerin yürütüldüğü bir yer. İlgili hocalarla araştırma altyapısını sunan, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı desteğiyle kurulmuş olan bir merkez. Geçtiğimiz günlerde 5’inci yılımızı doldurduk. Şu anda da daha aktif olarak birçok projemizi yürütüyoruz. Projelerimiz aslında birçok değişik alanı kapsıyor. Sosyal medyada olan Mottiş’i görüyorsunuz. Mottiş aslında bizim 4 yıl boyunca çalıştığımız bir platform. Hazır bir platform. Onun üzerinde değişik hareket algoritmalarını tasarlıyoruz. Bir taraftan da özellikle endüstriyel ortaklarımızla beraber benzer platformların yazılımsal gelişimini de yapıyoruz. Orada insansı bir robotu görüyoruz. Benzer konuları çalışmak üzere o da yeni alındı. 3’üncü bir platformumuz daha var. O da Rex diye bir platform. Bu da akademideki bir hocamızın geliştirdiği bir platform. Geçtiğimiz yıl içinde esasında ürünleşti ve TSK’nın envanterine girdi. Yaptığımız çalışmalar, projeler esasında çok değişik alanları kapsıyor" şeklinde konuştu.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/01/odtunun-gelistirdigi-robotlar-tsk-envanterinde.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/foto-galeri/odtunun-gelistirdigi-robotlar-tsk-envanterinde/17438</link>
                <pubDate>Wed, 28 Jan 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Kacır: &quot;17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler&quot;</title>
                                    <description>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, &quot;Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler&quot; dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) tarafından yürütülen 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi (TAE X), 26 Ocak-1 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Sefer kapsamında, 16 Türk ve 1 yabancı araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, Antarktika’da bilimsel çalışmalarını yürütmek üzere İstanbul’dan Beyaz Kıta’ya doğru yola çıktı.</p>

<p><strong>"TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz"</strong></p>

<p>16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacıdan oluşan heyetin İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen törenle uğurlanmasının ardından Bakan Kacıri konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kutup seferlerinin önemine işaret eden Bakan Kacır, "2017 yılından bu yana Türk bilim insanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayelerinde kutup bilim seferleri gerçekleştiriyorlar. Bugüne dek 9 Antarktika, 5 Arktik seferi düzenledik; 200’den fazla Türk bilim insanı bu seferlere katıldı ve 150’den fazla bilimsel araştırma projesine dahil oldu. Yine bu seferlerde bugüne dek 30’dan fazla yabancı araştırmacıyı misafir ettik. Şüphesiz bu seferler, Türk bilim dünyasının istisnai yeryüzü şartlarına sahip kutup bölgelerinde çok nitelikli bilimsel araştırma projeleri yürütmesine vesile oluyor. Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde, bu seferlerin en uygun şartlarda hayata geçirilmesi için gayret gösteriyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>"17 bilim insanı Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler"</strong></p>

<p>Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü olduğunu belirten Kacır, "Biri yurt dışından misafirimiz olmak üzere 17 bilim insanı ve onlara eşlik eden heyet mensupları, önümüzdeki haftalar boyunca Antarktika’da özellikle iklim değişikliğine yönelik nitelikli araştırmalar gerçekleştirecekler. Aynı zamanda önceki yıllarda başladığımız araştırmaların devamı niteliğinde birtakım çalışmalar yürütecekler. Malumunuz hedefimiz, Antarktika Antlaşmalar Sistemi içerisinde ‘Danışman Ülke’ statüsü kazanmak ve Antarktika’da kalıcı bir Türk Bilim Araştırma Üssü kurmak. Bu hedeflere yönelik olarak halihazırda Antarktika’da bulunan Türk Bilim Araştırma Kampı’nda yürütülecek çalışmalar çok kıymetli katkılar sunacak. Bugüne kadar 35 farklı uluslararası kurumla ortak çalışmalar yürüttük. Bu anlamda kutup araştırmaları seferleri, Türkiye’nin küresel bilim sahnesinde daha güçlü şekilde yer almasına da çok kıymetli katkılar sunuyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Antarktika’da kurduğumuz istasyondan meteorolojik veriler alınmaya devam edilecek"</strong></p>

<p>İklim değişikliği meselesindeki katkılara değinen Kacır, "Türk bilim insanlarımıza bu seferlerde Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan subaylarımız da eşlik ediyorlar. Malumunuz, geçtiğimiz yıl bilim üssü kurmayı hedeflediğimiz Horseshoe Adası’nın deniz tabanı haritasını çıkarmıştık ve bu haritayı TÜBA-TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni’nde Sayın Cumhurbaşkanımıza takdim etmiştik. Bu yılki seferde, bu haritanın devamı niteliğinde çalışmalar yürütülecek. Yine bunun yanında geçtiğimiz yıllarda Antarktika’da kurduğumuz ölçüm istasyonundan meteorolojik veriler güncellenerek alınmaya devam edilecek. Tüm bu çalışmalar aslında Türk bilim dünyasının, küresel ölçekte iklim değişikliği meselesine bilimsel düzeyde sunacağı katkılara çok önemli kazanımlar sağlamış olacak" dedi.</p>

<p><strong>"Bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek"</strong></p>

<p>Bakan Kacır, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Bilim insanlarımıza bu yıl, TEKNOFEST Kutup Araştırmaları Proje Yarışması’nda şampiyon olan Aydın ve Ankara’dan üç lise öğrencimiz de eşlik ediyor. Lise öğrencilerimizi, öğretmenlerini ve ailelerini tebrik etmek istiyorum. Gerçekten lise çağında böyle bir sefere katılmak, aslında Türkiye’nin gençlerimize gelecek adına sunduğu vizyonun en önemli göstergelerinden biridir. İşte Türk gençliği, işte TEKNOFEST kuşağı. Kutuplara uzanan bir bilimsel araştırma heyecanıyla Türkiye’nin aydınlık yarınları olacaklar. 10. Antarktika Bilim Seferimizi tamamladıktan sonra 6. Arktik Bilim Seferimiz için hazırlanacağız; bütün bu gayretli çalışmalar doludizgin devam edecek. Ben bu sefere katılan ve 1 Mart tarihine kadar kutuplarda Türkiye’nin bayrağını dalgalandıracak tüm bilim insanlarımıza şükranlarımı sunuyor, başarılar diliyorum. Yolları açık olsun."</p>

<p>Sefer kapsamında; 16 Türk ve 1 Bulgar araştırmacı olmak üzere toplam 17 kişilik ekip, TÜBİTAK Kutup 1001 projeleri saha çalışmalarını gerçekleştirecek. Seferde ABD ile ortak kurulan düşük frekans (VLF) ölçüm istasyonu yıllık verileri toplanacak, Horseshoe Adası’nda bulunan Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın bakım/tutum çalışmaları gerçekleştirilecek, uzun dönem izleme çalışmaları yürütülecek, GNSS istasyonlarımızın bakımları yapılacak ve Horseshoe Adası ile çevresinin deniz haritası çalışmalarına devam edilecek.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/images/media/2026/01/bakan-kacir-17-bilim-insani-antarktikada-ozellikle-iklim-degisikligine-yonelik-nitelikli-arastirmalar-gerceklestirecekler.jpg</image>
                                <category>Bilim ve Teknoloji</category>
                <author>Bayburt Haber Ajansı</author>
                <link>https://www.bayburthaberajansi.com.tr/bakan-kacir-17-bilim-insani-antarktikada-ozellikle-iklim-degisikligine-yonelik-nitelikli-arastirmalar-gerceklestirecekler/17413</link>
                <pubDate>Tue, 27 Jan 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
