Şube Başkanı Mehmet Hatipoğlu tarafından okunan ve "Aksa’ya Sahip Çık!" başlığını taşıyan açıklamada, sadece bir kınama değil; insanlığın ortak mirasına, inanç özgürlüğüne ve uluslararası hukuka vurulan darbenin deşifre edilmesi amaçlandı.
"1967’den bu yana bir ilk: Aksa kapalı!"
Mehmet Hatipoğlu, işgalci İsrail rejiminin tam 18 gündür Mescid-i Aksa’nın kapılarını Müslümanlara tamamen kapattığını vurguladı. Kudüs Valiliği ve Filistinli yetkililerin de teyit ettiği üzere, bu denli uzun süreli ve kapsamlı bir kapatma dalgasının 1967’den bu yana ilk kez yaşandığına dikkat çeken Hatipoğlu, bunun son derece tehlikelei bir emsal teşkil ettiğini belirtti. Ramazan ayının bu en yoğun günlerinde Mescid-i Aksa’nın kapılarına kilit vurulması, namaz kılanların darp edilmesi ve Harem-i Şerif’in postallarla çiğnenmesi; tüm insanlığın ortak hukuki ve ahlaki değerlerine karşı girişilmiş bir terör eylemi olarak nitelendirildi.
"Gazze’de 'açlık soykırımı' yürütülüyor"
Açıklamada, Kudüs’te ibadet hakkını gasp eden el ile Gazze’de çocukların üzerine tonluk bombalar yağdıran elin aynı kirli merkezden komuta edildiği ifade edildi. Gazze’deki katliamların artık hiçbir sınır, kural ve insani değer tanımadığı; şehit sayısının 72 bini aştığı, şehirlerin devasa enkaz yığınlarına ve çocuk mezarlığına dönüştürüldüğü vurgulandı. İsrail’in, sadece modern silahlarla değil; suyu keserek, gıdayı engelleyerek ve hastaneleri kasten yerle bir ederek bir halkı topyekûn yok etmeyi amaçlayan sistematik bir "açlık soykırımı" yürüttüğü gerçeği tüm dünyaya haykırıldı.
"Bölge, felaketin eşiğine sürüklendi"
Açıklamada, zulüm çemberinin sadece Filistin topraklarıyla sınırlı kalmadığı, tüm coğrafyamızı bir ateş çemberine aldığı belirtildi. ABD ile İsrail’in şubat ayında başlattığı ve İran topraklarını hedef alan doğrudan hava saldırılarının, bölgeyi geri dönülemez bir felaketin eşiğine sürüklediği ifade edildi.
"Batı’nın sessizliği epstein dosyalarıyla afişe oldu"
Haberin devamında, Gazze’de bebekler katledilirken, Mescid-i Aksa’nın kapılarına kilit vurulurken Batı dünyasının takındığı "sağır edici" sessizliğin tesadüfi bir dış politika tercihi olmadığı iddia edildi. ABD’den Avrupa’ya, İsrail’in en üst düzey istihbarat ağlarına kadar uzanan Epstein Dosyaları'nın, küresel sistemin nasıl bir şantaj ve kirli ilişkiler ağıyla esir alındığını açıkça afişe ettiği belirtildi.
"Abluka kırılana kadar mücadele sürecek"
Son olarak, vicdan sahibi insanlara seslenilen açıklamada; kınama mesajlarının, içi boş kâğıtların ve sahte gözyaşlarının hükmünün bittiği, günün birlik olma günü olduğu vurgulandı. Mescid-i Aksa özgürleşene, Gazze’de çocuklar korkusuzca gökyüzüne bakana ve bu küresel çete düzeni yerle bir olana dek susmayacakları, durmayacakları ve geri adım atmayacakları sözü verilerek açıklama tamamlandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: